Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Güncel Yerli Otomobil SitesiGüncel Yerli ve Milli Otomobil Haberleri İçin Takipte Kalınız.

yerli otomobil modelleri

yerli otomobil modelleriTürkiye’nin ilk yerli otomobil amacıyla son dakika haberleri gelmeye devam ediyor. Her gün internet içerisinde yerli otomobil haberleri büyük bir ilgiyle takip ediliyor. Google üstünden arama yapan vatandaşlar yerli araba nerede ve nasıl üretileceğini merak ediyor. Yerli otomobil amacıyla açıklamalarda art arda gelmeye başladı. Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, yerli otomobile ilişkin, “Şimdi biliyorsunuz 5’li bir konsorsiyum oluştu. Elektrikli vasıta olacağını açıkladılar. Benim önerim, menzili artırılmış elektrikli vasıta olması. Çünkü alt yapısının Anadolu’nun en ücra köşesine kadar vakitgelenlaşması ve Türkiye’nin amaç sektöründe alt yapının hazır duruma gelmesi bir hayli vakit alır. Menzili artırılmış elektrikli vasıta çok kolay ticarileşecek bir model olur.” dedi.

Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, yerli otomobille alakalı kendi önerisinin menzili uzatılmış elektrikli otomobil tarafında bulunduğunu söyledi. Işık’ın önerisinde vasıtada hem elektrikli motor hem de benzinle çalışan bir jeneratör bulunmakta ve bu jeneratör batarya azaldıkça devree girip gene dolduruyor. Işık, yerli otomobille alakalı yaptığı bildirimde kendi önerisi olan menzili uzatılmış elektrikli vasıta (hibrit vasıta) mevzusunu da dile getirdi. “Gelecek elektrikli otomobilde. O vakit bizim otomobilimiz elektrikli olmalı. Çalışmaları başlattık fakat altyapı belli bir vakitde hazırlanamayacağı amacıyla, menzili uzatılmış elektrikli otomobil modelini benimsedik. Bu modelde, vasıtada bir batarya var, 20 ya da 30 kwh. Yapılan incelemelere göre büyük şehirlerde insanlar günde ortalama 60 km, ufak şehirlerde ise 20 km yol yapıyor.

Menzili artırılmış ‘yerli otomobil’ önerisi

Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, yerli otomobile ilişkin, “Şimdi biliyorsunuz 5’li bir konsorsiyum oluştu. Elektrikli vasıta olacağını açıkladılar. Benim önerim, menzili artırılmış elektrikli vasıta olması. Çünkü alt yapısının Anadolu’nun en ücra köşesine kadar vakitgelenlaşması ve Türkiye’nin amaç sektöründe alt yapının hazır duruma gelmesi bir hayli vakit alır. Menzili artırılmış elektrikli vasıta çok kolay ticarileşecek bir model olur.” dedi.

Başbakan Yardımcısı Işık, Adalet ve Medeniyet Derneği içeriğinde çalışmalarını devam ettiren Teknikhane doğrultusundan, Antalya’nın Alanya ilçesindeki bir otelde düzenlenen, “Mühendislik Buluşması” etkinliğinde yaptığı mevzuşmada, mühendisin Osmanlıca bir ifade bulunduğunu, hesap ilmi olan, hendeseyi bilen birey manasına yaklaştığını söyledi.

Mühendisliğin, toplumun gelişmesinde sosyal bilimlerle eş güdümlü son derece ehemmiyetli bir alan bulunduğunu bildiren Işık, ilim ya da genel manasıyla bilimin, Allah’ın kainata koyduğu sırların keşfi bulunduğunu ifade etti. İslam alimlerinin bu amaçla ilme çok büyük merak duyduklarını dile getiren Işık, İslam alimlerinin bunu yapar iken kendinden evvelcekileri inkar etmediğini ve bütün bilimin kendileri doğrultusundan keşfedildiği gibi bir duruma kapılmadığını kaydetti.

İslam medreseleri ile Osmanlı medreselerinde dini ilimlerle fenni ilimlerin eş güdümlü okutulduğuna ve çoğu alimin İslam’a da fenni bilimlere de çok hakim bulunduğuna işaret eden Işık, “Bu İslam dünyasını mukayeseli olarak batı dünyasına karşı üstün duruma getiriyordu. Ne vakit fen bilimlerine olan ilgi azaldı, ne vakit ‘nakli bilimler tek başına bize yeter’ zihniyeti her geçtiğimiz gün yerleşmeye başladı, o vakitçte de rönesans ile eş güdümlü batı ülkeleri fen bilimlerine karşı dikkatini artırdı, aradaki fark evvelce kapanmaya sonra da batı ülkeleri İslam dünyasını süratle geçmeye başladı.” diye mevzuştu.

“Birileri uygulanan işleri değersizleştirme faaliyetlerine devam ediyor”
Geçmişte yaşanan her şeyin kimi vakit form kimi vakit de içerik değiştirerek kesinlikle ileride de genelandığını kaydeden Işık, “Şu konjonktürde coğrafyamızda yaşanan ilerlemeler gerçekten 100 sene evvelce benzer şekilde yaşanmış. 100 sene evvelce hangi problemları yapmışız, ondan bugün ders çıkartmak zorundayız.” dedi.

İstanbul’da 1576’da kurulan rasathanenin o devrede söylentilerle yıkıldığını izah eden Işık, İstanbul’daki rasathaneyle aynı devrede kurulan Danimarka’daki rasathanenin ise ehemmiyetli ilim insanlarını yetiştirdiğini kaydetti. Tarihte yaşanan acıları anında her gün yaşamaya devam ettiklerini izah eden Işık, “Yine birileri birilerini çekemediği amacıyla kolay iftiralarla, polemiklerle uygulanan işleri değersizleştirme, insanları itibarsızlaştırma faaliyetine devam ediyor. Bunun ülkeye, millete ve medeniyete ne kadar büyük bir maliyet getirdiğini bu numune bile yeter.” ifadesini kullandı.

Osmanlı sultanlarının batı ülkeleri ile olan farkı kapamak amacıyla reform hareketlerine girdiğini hatırlatan Işık, 2. Abdülhamit’in “Türkiye kendi otomobilini üretsin” diye talimat verdiğini belirtti.

“O devre yerli otomobil vakası çözülmüş olsaydı düşünün bugün Türkiye nerede olurdu? O devre hiç Japon markası yoktu.” diyen Işık, “1924’te Türkiye’de Vecihi Hürkuş ilk tayyareyi üretiyor. 1935 senesinde Emrullah Ali Yıldız kendi gücüyle kalkan bir planör imal ediyor. Merhum Nuri Demirağ ise 1936’da devletin posta şirketindeki bir memur iken uçak atölyesi kuruyor ve ilk uçağı üretiyor. Dünyaca ünlü uçak şirketlerinden biri 1916’da öteki 1967’de kuruluyor. Demirağ’ın o hamlesi akamete uğratılmasaydı, devlet tam destek verseydi bugün Türkiye’nin dünyadaki yeri ne olurdu? Acaba Türkiye, birkaç ülkeyle eş güdümlü dünyanın en iyi, kaliteli uçaklarını yapan bir şirketi olmaz mıydı?” değerlendirmesinde bulundu.

Yerli otomobil mevzusu
2011 senesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bir babayiğit arıyorum” sözleriyle yerli otomobil mevzusunu Türkiye’nin gündemine getirdiğini hatırlatan Işık, şu şekilde mevzuştu:

“Bakanlık vazifesini ben devralınca yerli otomobil ile alakalı ne yapıldı diye değerlendirdim. Güçlü bir çalışma yaptık. ‘İçten yanmalı motorlarda rekabet talihi yok.’ dedik. Böyle bir projeye girersek baştan yitirmiş oluruz. Gelecek elektrikli otomobilde. Bizim otomobilimiz elektrikli olmalı. Elektrikli otomobil ile alakalı çalışmayı başlattık. Alt yapı belli bir vakit içerisinde hazırlanamayacağı amacıyla menzili uzatılmış elektrikli otomobil modelini benimsedik. Yaptığımız hesaplamalarda bin kilometrelik uzaklığı maksimum 20 litrelik benzinle alıyorsunuz. Yakıt tasarrufu iyi olan vasıtadan çok daha ekonomik. Bunu duyurduktan sonra bir kıyamet koptu. ‘Efendim şunlar çakmaymış da Türkiye bu piyasaya giremezmiş de bu iş ticarileşemezmiş de şuymuş, buymuş’. 1961’de söylenenlerin benzeri gene söylendi. Hiç durmadık. Bakanlığı devrettiğimiz gün son dizaynları görmüşbütün, çok güzel dizaynlar çıkmıştı. Şimdi biliyorsunuz 5’li bir konsorsiyum oluştu. Elektrikli vasıta olacağını açıkladılar. Benim önerim, menzili artırılmış elektrikli vasıta olması. Çünkü alt yapısının Anadolu’nun en ücra köşesine kadar vakitgelenlaşması ve Türkiye’nin amaç sektöründe alt yapının hazır duruma gelmesi bir hayli vakit alır. Menzili artırılmış elektrikli vasıta çok kolay ticarileşecek bir model olur. 1961’de ne söyledilerse, ne engel çıkardılarsa benzerini bugün de karşımıza çıkartıyorlar.”

Pardus milli işletim sistemi devree girince maliyet tarafından büyük bir üstünlük oluştuğunun altını çizen Işık, “Bu milli işletim sistemi ile milyonlarca dolar lisans ücreti vermekten kurtuluyorsunuz. Fatih projesine bir işletim sistemi öneri sağlıyor ve her bir sistem amacıyla 60 dolar istiyor. Pardus devree girince bu rakam 5 dolara, sonra 1 dolara, sonra da bedava. Pardus’ta kendi işletim sistemimiz yerli ve milli bulunduğu amacıyla pek çok bilgisayar korsanının bilmediği bir alan oluyor. Kendinizi çok daha güvenilir duruma getiriyorsunuz. Siber savunmaya harcayacağınız kaynak azalıyor. Milli Savunma Bakanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı kullanıyor. Kamu kurumlarında da vakitgelenlaştı.” dedi.

Yerli ve milli üretim mevzusu ile alakalı kuvvetli irade
1974 Kıbrıs Barış Herakatı’ndan sonra Türkiye’ye uygulanan silah ambargosunun Aselsan’ın kurulmasını sağladığını izah eden Işık, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Onlarca ufak şirket kuruldu. Bunlar ambargonun sonucu. Kötü komşu insanı mal sahibi yapar. Milli roket ve hava savunma sistemi uygulamaımızı başlattık. Kritik teknolojileri ülkeler paylaşmak istemiyor. O vakit kendi teknolojilerimizi ilerletmek halindeyız. İnsansız hava uçaklarındaki, helikopterlerdeki kameraların alınmasında ciddi sıkıntılar yaşanıyordu. Aselsan’a gittim. Çok yetenekli mühendislerimiz var. ‘Bunu en kısa vakitte hazır duruma getireceksiniz’ dedim. Arkadaşlar yoğun çalıştı ve hava vasıtalarına takılacak duruma geldi. Tam o anda bütün sınırlamalar kalktı ve kamera satmak istediklerini söylediler. Niye zira piyasaya yeni bir rakip girmesini istemiyorlar. Hem Türkiye piyasası elden gidecek hem de yeni bir rakip gelecek. Bizim projelerimizi takip ettiğimizden birileri projelerimizi daha dikkatli takip ediyor. Teknolojimiz tam ticarileşeceği noktada anında sabote ediliyor. İşte milli duruş bu iş ticarileşip, kendi ürünümüzü kullanıp dünyaya satana kadar devam etmeli. Arkadaşlara ‘Maliyeti ne olursa olsun kendi kameramızı kullanacağız’ diye talimat verdim.”

Yerli ve milli üretim mevzusu ile alakalı kuvvetli bir siyasi irade bulunduğunu bildiren Işık, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın koyduğu kararlı tutum vasıtası ile çoğu teknolojinin yerli üretilmesinin sağlandığını bildirdi. Işık, “Ortaya koyduğumuz bütçe, savunma endüstrisine harcanan kaynak bütün vakitların rekoru. Çok ehemmiyetli kazanımları elde ettik fakat bu mücadele bitmedi.” diye mevzuştu.

Dijital çağın içerisinde olduklarını kaydeden Işık, 4’üncü endüstri devriminin başladığını, mühendisler olarak bu değişimi anlamak gerekliliğini vurguladı. Işık, değişimi yönetenlerden olmak amacıyla her bireyin işinde en iyisi olması gerekliliğini sözlerine ekledi.

YERLİ OTOMOBİL İLE İLGİLİ SON DAKİKA HABERLERİ

Yerli otomobil amacıyla 6 bin dönümlük alan!

Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı, bütün onayları alınan Bursa karayolundaki 6 bin dönümlük endüstri bölgesinin yerli otomobil üretim merkezi olma ihtimalini belirterek, “Babayiğitlik, dirilişin şehrine yakışır. Bu topraklarda dikilen çınar ağacı, yüzsenelar vakitsince dünyaya adalet dağıtmış. Atalarımızın başladığı noktada böylesine ehemmiyetli bir dirilişi gerçekleştirirsek çok bereketli iş yapmış olacağız.” dedi.

Yağcı, Türkiye’nin yerli otomobilini yapacak Ortak Girişim Grubu’nda yer alan “5 babayiğit”in ülkenin geleceği amacıyla çok ehemmiyetli bir işe giriştiğini söyledi.

İstanbul, Ankara, Bursa, Eskişehir, Kocaeli, Sakarya gibi metropol şehirlerin bağlantı ve uğrak yeri Bilecik’in yan endüstri firmalarıyla yerli otomobil üretim merkezi olma ihtimalini dile getiren Yağcı, ilk 500 büyük endüstri kuruluşu arasındaki 20’yi aşkın firmasıyla, Bursa’daki Gemlik limanlarına yakınlığıyla kentin ehemmiyetli bir noktada bulunduğunu vurguladı.

Bilecik’in bu iş amacıyla en iyi yerlerden biri bulunduğunu izah eden Yağcı, şu şekilde devam etti:

Bilecik olarak yerli otomobil seferberliğinde üzerimize düşeni gerçekleştirmek istiyoruz. Bilecik’in yeni kurulacak 3. Sanayi Bölgesi, yerli otomobil amacıyla hazır. Yerli otomobil, diriliş ruhunun bir sembolü halina geldi. Bu vakte kadar bu işi yapacaklar çıkmıyordu. Şimdi Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle ‘5 babayiğit’ çıktı. Kendilerine milletimiz adına teşekkür ediyoruz. Dirilişin ve şahlanışın sembolü Bilecik, yerli otomobil amacıyla en ideal yer. Kentin hangi noktası olursa olsun. otomobil bölümünde çok ehemmiyetli yere sahip Sakarya ve Bursa’nın üstünde bir çizgi meydana getirmek istiyorsak iki şehre de 100 kilometre mesafedeyiz.”Bursa karayolunda tespit edilen ve onayları alınan 6 bin dönümlük 3. Sanayi Bölgesi alanının bütün altyapı ve parsel çalışmalarının bitirildiğine işaret eden Yağcı, “otomobil üretimini o bölgeye yönledirme imkânına sahibiz. Bu yarışta biz de varız. Bu heyecanı biz de paylaşıyoruz. Yerli otomobille diriliş ruhunun kendi topraklarında gene doğması sağlanmış olur. Bunun bu anlamda ehemmiyet arz ettiğini düşünüyorum. Şehrimizin bütün imkanlarını sunmaya hazırız.

Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı, kente 8 kilometre uzaklıktaki endüstri bölgesi alanının otomobil ana endüstri, hem de yan endüstrisini bile mevzumlandıracak halde bulunduğunu belirterek, “Tabii kararı babayiğitler verecek. Babayiğitlik, dirilişin şehrine yakışır. Bu topraklarda dikilen çınar ağacı, yüzsenelar vakitsince dünyaya adalet dağıtmış. Atalarımızın başladığı noktada böylesine ehemmiyetli bir dirilişi gerçekleştirirsek çok bereketli iş yapmış olacağız.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin milli otomobili amacıyla elektrik şebekesinin alt yapısı yenilenecek

Elektrikli motorla üretilmesi plan edilen milli otomobiller amacıyla babayiğitler çalışmaya başlarken, milli otomobil ehemmiyetli alt yapı yatırımlarını da yanında getirecek. Milli otomobilin elektrikli motoru güç kaynağı gereksiniminı arttıracağı ve sahip olunan hatların elektrikli otonun vakitgelen tüketimi amacıyla gereken enerjiyi karşılamakta zorlanacağından, elektrik hatları ve alt yapısı yenilenecek. Hem de elektrik depolama merkezleri kurulacak.

2021’de piyasada olacak milli otomobil çalışmasının gerektirdiği alt yapı çalışmaları ile alakalı bilgi veren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “Şu anda piyasaya girmek amacıyla ideal vakit. 10 sene evvelce olsaydı zordu. 10 sene sonra da olsa zor olabilir. Ya 1960’larda girecektik, ya da 1980’lerde. Kaçırdık. Elektrikli oto piyasasına giriş amacıyla şimdi tam vakitı” dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, elektrikle çalışacak yerli otomobil’lerin ucuz, havayı kirletmeyen, sessiz çalışan otomobiller olacağını söyledi. Halen Konya ve Şanlıurfa’da elektrikle çalışan otobüsler bulunduğunu hatırlatan Bakan Faruk Özlü, şu şekilde mevzuştu:

ELEKTRİKLİ OTO ONARIM MALİYETİNİ DÜŞÜRECEK

“Konya’yı aradım. Belediye başkanımız diyor ki günde 300 kilometre yol yapıyoruz. Normalde samimi yanmalı motorlu bir otobüs 12 TL yakıyor, elektrikli otobüs 1 TL yakıyor diyor. Acayip bir tasarruf var. İçten yanmalı motorlarda motor ve yürüyen aksamlarında 4 bin parça var. Elektrikli otomobillerde 3 bin parça. İki aracın bozukluk yapması arasında çok fark var. İşçilik maliyetleri inecek. Arıza yapma sıklığı samimi yanmalı motorla göre yüzde 10. Her açıdan karlı.”

Şebeke altyapısı yenilenecek
Yerli otomobil en az 4 model olacağını ifade eden Özlü, “Nasıl bir araba satacaksak onu tasarlayacağız. Bunun amacıyla dünya incelemesi yapıyoruz. Çünkü biz küresel bir başarı amaçliyoruz” diye mevzuştu. Özlü, otomobillerin elektrik motorlu olması bundan dvakası elektrik iletim hatları mevzusu ile alakalı da çalışma yapma gerekliliğini belirtti. Özlü, “Elektrikli milli otomobilimiz vakitgelen kullanılmaya başlandığında sahip olunan elektrik alt yapısı yetersiz kalabilir. Bu amaçla elektrik hatlarının yenilenmesi gündeme gelecek. Hem de elektrik depolama merkezleri kurulması da planlanıyor” verisini verdi.

En ideal vakit

Özlü, “Yerli otomobil amacıyla geç kalmadınız mı” şeklindeki değerlendirmeler karşısında da, “Şu anda piyasaya girmek amacıyla ideal vakit. 10 sene evvelce olsaydı zordu 10 sene olsa da zor olabilir. Ya 1960’larda girecektik, ya da 1980’lerde. Kaçırdık. Şimdi tam vakitı” diye mevzuştu.

Türkiye’nin ilk yerli otomobili elektrikli olacak!

Kıraça Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) içeriğinde hareketlerini devam ettiren TOBB Antalya Genç Girişimciler Kurulu’nun düzenlediği ‘Şirketlerde Devamlılığın Metotları’ konferansına mevzuşmacı olarak katıldı. ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda mevzuşan Kıraç, her şirketin kurumsallaşmaya gereksinimi bulunduğunu söyledi. İşi en iyi bilen, ülke politikalarını bilen bireylerin işin başına işlemiş olması gerekliliğini bildiren Kıraç, “Profesyonellerin aileye karşı 2-3 vazifesi vardır. Bu profesyonel yöneticiler rastgele bir şirketi pazarlıyor ya da alıyorsa bu hali aileye gösterecek. İkinci mevzu ise direk doğruya bir şeyi girecekseniz kesinlikle senelık uygulama ile 10 senelık uygulama hazırlananız gerekiyor. Koç grubunda senelık farklılikler son 20 senede yüzde 5’i geçmemiştir. Bu Koç grubunda sahip olunan takımın niteliğini gösteriyor” dedi.

GENÇLERE ÖNERİLER

Sanayide ehemmiyetli olan mevzunun yatırımı güncellemek bulunduğunu bildiren Kıraç, endüstrinin mücadele etme kabiliyetinin bundan yaklaştığını söyledi. Sanayinin kendini güncellememesi halinde rekabetin şirketi yok edeceğini bildiren Kıraç, şu şekilde devam etti:

“Tofaş’ta son görevimde senede 220 bin vasıta 9 bin birey ile üretildi. Şimdi 450 bin vasıtayı 6 bin birey ve 750 robot yapıyor. İnsan niteliğinin düzeyi yükselmiştir. Daima okumanız lazım, daima iyi ve kaliteli adam yetiştirmemiz lazım. 1960 senesinde Otosan’da 1 mühendisimiz vardı. Şimdi AR-GE’de çalışan mühendis adedi 4 binin üstünde. Muhakkak işin başında olun ve yanınızda çalıştırdığınız bireyleri çok iyi seçmelisiniz. Onları farklı kurslara göndermeniz şart. Dünya çok süratli bir değişimin amacıylae girdi.”

HOCALAR KAVGA EDİNCE AKMED’İ KOÇ ÜNİVERSİTESİ’NE DEVRETTİ

Türkiye’de çoğu insanın birbiri ile mevzuşmayı unuttuğunu kaydeden İnan Kıraç, “Gençler bunun hatalı bulunduğunu gördüler ve birlikte çalışıyor. Antalya’da üzüldüğüm bir numune var. Antalya Akdeniz Kültür Medeniyetlerini Araştırma Merkezimiz (AKMED) var. O yapıyı Koç Üniversitesi’ne devrettim. Burada 20 sene vakitsince Akdeniz Üniversitesi çatısı altında arkeoloji bölümü öğrencilerini o yapı içersinde okuttuk. Sonra bölümün 2 profesörü birbirine küstü ve öğrenci getirmemeye başladı. Rektöre gittim ve şunları birleştirelim dedim. Rektör bana dedi ki ‘Rektörlükte 25 profesör var ama şunların 4-5’i birbiriyle mevzuşuyor.’ En üst civarda olan profesörlerin bu mevzumda olmaları çok hatalı.”

TURİZM ELEŞTİRİSİ

İnan Kıraç, Antalya’da yalnızca güneş ve denizin satıldığını belirterek, Antalya’nın dünyanın en ehemmiyetli eski alt yapısına sahip bir bölümde bulunduğunu söyledi. Antalya’nın 28 ören yerine sahip bulunduğunu hatırlatan Kıraç, “Başka bir yerde bunu bulamazsınız. Bu ören yerleri amacıyla yalnızca bir kitap var. Bu ören yerlerini oteller pazarlamasını bilmiyor” dedi.

6-7 EYLÜL’DE ERMENİ VE RUMLAR ÜLKEYİ TERK ETTİ

Yetişmiş insan kaybetmenin üzüntüsünü yaşadığını dile getiren Kıraç, “Kaliteli insan kaybediyoruz. Ne çektikse insanımızın olmamasından kaynaklandı. Çanakkale harbinde Almanları affedemem zira okuyan nüfusumuzu askere aldılar. Osmanlı okuyanları askere almıyordu. O amaçla büyük zorluk çektik. İkinci büyük Hatayı 6-7 Eylül’de yaptık. Ermeni ve Rumlardan 250 bini ülkeyi terk etti. Onlardan çok şey öğrendik ve daha öğrenmeye devam edecektik” dedi.

TÜRKİYE’NİN İLK YERLİ OTOMOBİLİ ELEKTRİKLİ OLACAK

Türkiye’de yerli otomobil üretecek 5’li grubun içersinde tespit edilen Kıraç, son ilerlemeler ile alakalı da bilgi verdi. Yapacakları otomobilin elektrikli olacağını bildiren Kıraç, “Hangi kentte yapacağız, hangi modeli yapacağız gibi mevzularımız var. Ancak 5 bireylik takım doğru bir takımtur. Şu anda Türkiye’nin her yerinde bu otomobili kullanmak olası mü, değil, altyapı lazım. Benzin doldurur gibi elektrik dolumu uygulanabilecek istasyonlar lazım. Doğru vakitte Türkiye bu işe giriyor. Yan endüstri zayıf bulunduğu amacıyla başta zorlandık ama günümüz yan endüstrinin geldiği civar çok yüksek. Birlik daha müşavir firmayı seçmeye çalışıyor, ona bir hazırlık yaptıracağız, ondan sonra şekillenecek. Kendimizi kapalı duvarlar arasına alırsak zarar ederiz. Avrupa’ya otomobil sattığımız amacıyla bunu kapatmamız hatalı olur. Ben eski bir otomobilci olarak bunu yapabileceğimize inanıyorum” diye mevzuştu.

OTOMOTİV SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİ

Dünya devi Tesla’nın otomobil sektöründe kullandığı teknolojinin harika fakat çok pahalı bulunduğunu altını çizen İnan Kıraç, “Bu amaçla 100 bin araba satmış olmalarına karşın problem yaşıyorlar ve şirket zarar ediyor. Dünyada senede 92 milyon otomobil üretiliyor. Bazı öngörülere göre önümüzdeki 5 sene sonra iki şirket başka şirketleri satın alacak ve iki şirket bütün üretimi yapacak” dedi.

YERLİ OTOMOBİL SİPARİŞİ VERENLER BİNER DOLAR VERSİN TEKLİFİ

ATSO Başkanı Davut Çetin ise kültürel ortaklık tarafında ilk adımın yerli otomobilde atılmış bulunduğunu söyledi. Otomobil üretmenin kolay, satmanın zor bulunduğunu açıklayan Çetin, “Ancak burada ehemmiyetli olan şey bu projenin teknoloji üretimine kapı açmasıdır. Bu proje vasıtası ile Türkiye elektrik pili, sensör, otonom sürüş gibi alanlarda teknoloji üretme yolunda ilerlese bile büyük kazanım olur. Projenin ehemmiyetli bir tarafı çok ortaklı bir kamu-özel sektör işbirliği modeli olmasıdır. Büyük özel sektör şirketlerinin bir çatı altında işbirliği yapması da bir ilktir. Sayın Kıraç’ın otomobil projesinde de rol alması ümit verici bir durumdur. Umarım ki kurumsal bir yapıyla yönetilir ve başarılı olur. Proje açıklanır açıklanmaz birtakım kuruluşlar gene ’10 bin vasıta biz alırız, 20 bin vasıta biz alırız’ gibi beyanlar verdiler. Bence bunu sözde bırakmayalım ve herkes biner dolar yatırıp sipariş versin, bu proje gerçek bir milli proje olsun” diye belirtti. Yerli Otomobil, Yerli Araba, Yerli Otomobil Modelleri,Yerliotomobil, Yerliaraba, Yerli otomobil Projesi. Yerli Otomobil 2018.

Bir önceki yazımız olan yerli araba yerli otomobil modelleri başlıklı makalemizde yerli araba, yerli otomobil ve yerli otomobil modelleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

magazin sitesi
gaziantep escort, escort gaziantep,
evden eve nakliyat, gaziantep evden eve taşımacılık, evden eve taşımacılık, evden eve taşımacılık gaziantep, evden eve nakliyat gaziantep, evden eve taşıma